Yazmak bir aşk benim için vazgeçilmez. Ertelendikçe acıyan kanayan bir yara, nefes alamamak gibi ama bazen yazmayıp göstermek, anlatmak istediklerim de oluyor işte o zaman Fotoğraflarını çekiyorum evlerin, sokakların, insanların. Derdim kendi penceremden hayatı gördüklerimi göstermek. Bloğum yaşadığım anları ve çevremde yaşanılanları paylaşmak amaçlı.
1 Temmuz 2010 Perşembe
PARFÜMÜN AŞKLA DANSI~~KOKULARIN BÜYÜLEYEN DÜNYASI PARFÜM
arfümün başkenti Paris sayılsa bile ilk parfümü Mısırlı rahiplerin ürettiği sanılıyor.
O zamandan bu yana şişelerin içinden çok parfüm aktı. Kalitesini tutturan markalar, neredeyse mücevher değerini kazandı. Gramını almak için hazine ödemek gerekiyor. Büyük firmalar, orta ölçekli devletlerin cirosunu parfümden elde ediyor. Zenginlerin kullandığı parfümü üretmek için çalışanlar, yetiştirdikleri çiçeklerin kokusunu sadece tarlada alabiliyor. Parfümü elde etmek öyle kolay bir iş değil. Pek çoğumuz günümüzde bile 1 kilogram yasemin özünün, 1 milyon yaseminden elde edildiğini bilemez.
'KOKULU DUMAN' IN BÜYÜLÜ DÜNYASI
Parfümleri en güzel sinema eserlerine benzetebiliriz, bazı filmler süper prodüksiyonlardır, koku daha hazırlanırken bile yankıları duyulur! Bazıları çok büyük bir üstadın eseridir... Bazıları da kulaktan kulağa yayılarak hiç beklenilmeyen başarılara ulaşırlar ve yıldız olurlar. Bir de ünlü klasikler vardır; tüm zamanların en iyisidir, yıllara meydan okuyarak saltanatlarını sürdürürler... İşte gerçek koku bunlardır. Parfüm aleminde aranan değer bir anda parlayan ve yok olan kokular değil, kalıcı olanıdır. Koku elle tutulamayan, gözle görülemeyen ama varlığı inkar edilemeyen evrensel bir dildir. Hepimizin kokularda sakladığı anıları vardır. Parfüm dünyasında kadınlara ayrılan üç ana familya vardır. Çiçek familyası, oryantal ailesi ve şipre ailesi. Diğer koku grupları bu üç ana familyanın ana prensiplerine sadık kalarak hazırlanan çeşitlemelerdir. Örneğin son yıllarda okyanus ve su notalarıyla hazırlanmış birçok parfüm var; bunlar da çiçek notalarıyla işlendiğinde çiçeksi bir familyanın bir parçasına dahil olmuş oluyor. Sevdiğiniz kokunun ailesini belirleyerek, seçiminizde o koku grubuna dahil, size uygun birçok parfüm seçebilirsiniz. Parfüm doğada çiçekler meyveler, ağaçlar ve köklerinden elde edilir. Parfümün insanlık tarihi kadar eski ve olağanüstü öyküsünün dününü ve bugününü araştırdığımızda parfüm ailesini, parfüm kullanımını, seçimini ve özellikle kendi parfümünüzü seçmenin yollarını öğrenirsiniz. Zaman değiştikçe parfüm tercihleri de değişiyor. Ruhsal iniş ve çıkışlarda insanlar parfümlerini değiştiriyor...
Parfüm, Latince 'kokulu duman' anlamına gelen "perfumum" kelimesinden geliyor. Tarihi ise oldukça eski, günümüzden yaklaşık 5 bin yıl önce. Mısırlılar güneş tanrıları Râ için güneşin doğuşundan batışına dek kokulu otlar yakarlardı. Ölülerini kokulu yağlar kullanarak mumyalarlar, mezarlarına parfüm şişeleri ve kokulu kremler koyarlardı. Nitekim, yapılan kazılarda Mısır Firavunu Tutankhamon'un mezarından parfüm şişeleri ve krem vazoları çıkarıldı. Mısırlılar günlük hayatlarında da kokulu yağlar ve pomatlar kullanırdı. Bunlar içinde en çok tercih ettikleri "kyphi" adını verdikleri kokulu bir yağdı. Parfüm ilk Mısırlı rahiplerin üretimidir. Sabah tütsü, öğlenden sonra sarı sakız ağacı yakarlardı. Babillerin hüküm sürdüğü yıllarda koku yapımında kullanılan sedar, mimoza, yasemin ve leylak bitkilerini yetiştirirlerdi. Eski Yunan çağında ilk şehrin kurulması ile birlikte parfüm dükkanları açıldı. Bu dükkanlar halkın çay, kahve içtikleri günümüz cafe örneklerine benzer yerlerdi. Yunanlılar ilk parfüm konteynerlerini Alabester adını verdikleri beyaz ve yumuşak mermer görüntüsündeki maddeden ürettiler. Daha sonra Romalılar alabesterin yerine kili (clay) camla yakıp ilk parfüm şişesini elde ettiler. Parisli parfümcü Martial ilk defa Versay Sarayı'nda Ala Duchesse isimli leylak, yasemin, narsis bitkilerinden elde ettiği harika bir koku yaptı. Yaptığı bu parfümün sarayda büyük ilgi görmesi ile Alp eteklerindeki Grassse şehri Fransa'yı parfüm endüstrisinin başkentine dönüştürdü.
Bir şişe parfüm için bir milyon çiçek
Uzun ve sabır gerektiren bir süreçtir parfüm üreticiliği. Orijinal ve iyi parfümlerin neden pahalı olduğu hep sorulur; ama pek çoğumuz günümüzde bile 1 kilogram yasemin özünün, 1 milyon yaseminden elde edildiğini bilemez örneğin. Çiçek yetiştiriciliği büyük zahmet ve emek isteyen bir iştir. Çiçek tarlaları öyle alabildiğine yayılmış bir alanda değil, merdiven basamakları gibi dizilmiştir. Örneğin Fransa'da çiçekleri sabaha karşı veya akşam topluyor fakir İtalyan aileleri. Sıcak ve soğukta çok iyi muhafaza ediliyor. Dünyada parfümün hammaddesini üreten Fransa'da 3 büyük firma var. Bir parfümün ön araştırması 2-3 yıl sürüyor. Son olarak tüketicinin fikri alınıyor. Beğenilirse üretime, beğenilmezse araştırmaya devam ediliyor. Bir önceki yıl çıkarılan parfüm, bir sonrakinin habercisi olabiliyor. Orijinal parfümün içinde ya da altında mail, yazışma adresi bulunur. 'Bizi kullanıyorsanız bize yazın' der genellikle. Orijinal parfümlerin ambalajları, şişesinin tasarım farklılığı özel olduğunu belirtir. Şişelerin tasarımları kadın parfümü ise, kadını çağrıştıran bir çizim yapılır yumuşak, estetik bir görsellikle. Erkeğe aitse erkek zevkine hitap etmesi ön plandadır.
Parfüm renklerininde özel anlamları ve önemi vardır. Saf parfümler daha koyu renktedir. İçindeki renklerinden de yoğunlukları hakkında bir fikir sahibi olabilirsiniz. Alkol oranı fazla olan parfümler daha açık renktedir. Turuncu, kırmızı, sarı renkler meyvemsi veya oryantaldir. Oryantal kokularda ağırlıklı çiçekler; sandal ağacı, amber, dişi kokulardır. Sarılar ve maviler frestir. Beyaz renktekiler vanilyalıdır. Hemen her coğrafyanın kendine has bir beğenisi vardır. Fransa'daki gül kokusu ile İtalya'daki veya Türkiye'deki gülün kokusunda iklimden kaynaklanan fark vardır. Bu yüzden Arap ülkelerindeki 'chanel no: 5' ile, Avrupa'daki aynı marka ve no'daki parfüm daha hafif veya daha ağır olabiliyor. Farklı ülkeler için farklı uyarlamalar yapılıyor. Klasikleri vazgeçilmez yapan doğal oluşları, belki de kadın ruhunu iyi yansıttığı içindir. Hâlâ dünyada efsane koku olan 'chanel no: 5' ilk üretildiği koku notalarını, ambalajını, şişesini muhafaza eder. Kim bilir bu kokunun efsane olması Marilyn Monroe'dandır belki de...
İnsan beyni kokuları hiç unutmuyor
Beynimizin koku hafızasının ne kadar iyi olduğunu siz de basit bir testle, kendinize ispatlayabilirsiniz. Sevdiğiniz birini, bir yerleri, hatta zamanını unuttuğunuz bir konuyu, aldığınız bir koku ile aniden hatırlayabilirsiniz. Bir koku hiç ummadığınız bir anda sizi alıp geçmişe götürebilir. Beş duyu organının içinde hafızayı en hızlı tetikleyen koku hafızasıdır. Tatlı kokuları kullanan kadınlar daha popüler ve daha çekici bulunur. Avrupalıların tercihi çiçek kokularıdır. Uzakdoğulular oryantal kokuları tercih ederler, bunlar daha ağır kokulardır. Türklerin tercihi bu skalada tam ortada. Parfüm bilek, diz, dirsek içine, boyun altı, kulak arkası gibi bilinen şah damarının geçtiği yerlere sürülmeli.
İlknur Bektaş-Uzman estetisyen
01 Ağustos 2004, Pazar// ZAMAN GAZETESİ...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder