1 Temmuz 2010 Perşembe

Bize oy verin size tapunuzu verelim

Siyasi parti başkan adayları ve üst karar mercileri son birkaç aydır ciddi ciddi oy ve sempatizan kapma turlarıyla esnaf ve ahaliyi ziyaret etme yarışındalar. Kimi görsek yanında semtin önde gelenleri, partinin sevilen yüzleri, milletvekilleri, bakanları ile sokaklarda ya da derneklerdeler. Hemen hepsi dersine iyi çalışmış öğrenci gibi aday oldukları bölgede sorunları yalamış yutmuşlar. Buz dağının üstü ve suya değen noktalarında tur bindiriyorlar. Örneğin Beyoğlu ve Okmeydanı, buralara adım atan siyasi bize oy verin size tapunuzu verelim diyor. Peki, bu slogan kaç yıldır, kaç siyasiye başkanlık koltuğu kazandırdı dersem sonuç ortada. En az 5 belediye başkanı. Merak ettiğim, belediye başkanları seçimi kazandıkları zaman çarpık kentleşme konusunda hiçbir bilgileri yok muydu, gerek kendilerinin gerek ekiplerinin. Eminim vardır. Peki, oy isterken ve vaatler verirken söyledikleri sözleri neden unuttular, neden tapu ve çarpık kentleşme konusunda kesin bir çözüm gerçekleştiremediler? İmkânları mı yoktu? İktidar mı engel oldu? Bence ikisi de değil. Kaygılarım ve korkularım var bu bölge ile ilgili. Tarihe değer veren bir insanım. Burada anıt taşı adına yıkımlar yapılmaya çalışıyor, Yapılanlar da, gerçekçilikten çok uzak ve insana kötü şeyler düşündürüyor. Anıt taşları değerli (ise) iki türlü bir çözümü, işin uzmanı olmayan ben bile üretebiliyorum. Birincisi, olduğu yerde muhafaza, çevre koşullarını ıslah ederek, yani öyle işime gelen yerde hemen yanına (dibinde) ben Semt Konağı yaparım, işime gelmeyen yerde ev, bina, apartman yıkarım fikriyle değil tabii. İkincisi de bütün taşları bir araya toplayıp bu taşların alındığı noktalara ait bilgilendirme levhaları ile uygun ve korunma koşullarının oluşturulacağı açık bir müzeye taşımak. Bunun yapılmış örnekleri de var tabii, Harbiye’de ve yurt dışında. Yapılabilir mi bence evet yapılabilir ama anıt taşları ile ilgili bir adım atılmadı tıpkı tapu gibi. Şimdi işgalci denen halkın kendi insafıyla korudukları ok taşları evlerin önlerinde, bahçelerinde yüzyıllık ihtişamı ile durmakta olan sokaklarda yürüyerek, onlarla tokalaşarak oy istemek ne garip bir çelişki. Okmeydanı bildiğiniz gibi 50- 60 yıldır gecekondu sıratında. Fakat yaklaşık 10–15 yıldır da bahçe içindeki karmakarışık evler, çok katlı çok kompleksli ve donanımlı. Evlere kaçak diyen sistemin, verdiği nimetlerle elektriğini, suyunu, doğalgazını, internetini kullanıyor. Kaçak evlerin işgalcileri sıfatını verdikleri halkla tokalaşan ve oy isteyen yine bu partililer ve belediye başkan adayları. Aynı insanlarla yıkım günleri de tanışıyorlardı. Birbirlerini tanıyan ve bilen insanların keser döner sap döner hesabı yaptıkları an geldi. Daha öncekiler gibi şimdikiler de aynı cümlelerle kapı önlerinde maskeli gülümsemeler sergiliyorlar. Soruyorum aynı halk, aynı slogana ya da yalana inanıp yeniden sizlere oy verecek mi, ne derseniz? Burada işler karışık, çünkü şimdi bütün siyasi partiler aynı şeyi vaad ediyor. Her başa gelen, sorunu çözen olamadığı için iş daha da içinden çıkılmaz hale geliyor. Birinin başkanlığında verilen tapu belgesi yerine geçen tapu tahsis belgesi, diğerinin başkanlığında değersiz ervak hükmünü alıyor. Sorun halledilemediği için güven ve inanç yitirilmiş durumda bu yüzden ziyaretler anlamsız. Güven sarpa sarıyor. Buyurun siz karar verin, kime, neden oy vereceğiz? Tapu verene mi, ya aldığımız tapuyu diğeri önemsiz evrak sayarda buraları bir daha yıkarsa veya tapulu tapusuz burayı bir bahane ile istimlâk ederse bu millet ne yapar, milletin sonu ne olur. Siyasetten, siyasetçiden hesap sormaz mı? Bu sorunu çözecek bir akıllı ve vicdanlı biri yok mu? Beyoğlu ile ilgili (AKP’li) Ahmet Misbah Demircan “Artık sorunun çözüm aşamasındayız, kimseyi mağdur etmeyeceğiz” diyen mevcut belediye başkanının semtlerde kurdukları sağlık ocakları ve semt konakları ile kadın ve yaşlılara hizmeti büyük bir artı sağlamış durumda. Demircan’ın en büyük sempatizanı gençler. Okullara iyileştirme yatırımları ve başarılı gençlere yönelik yurtdışı gezileri ilk akla gelen çalışmaları. Demircan ile yeni adayların birçok konuda söylemleri birbirine benzer. Tapu konusu benimde sorumun diyen ve yaklaşık 10 aydır hazırlıklar yaptığını anlatan MHP li Rüstem Fırat çözümün hazır olduğunu, kendi doğup, büyüyüp, oturduğu semtinden aday olmanın avantajlarını büyük projelerle ispatlayacağını vaad ediyor. Üzerinde çalıştığım konu “okullar ve uyuşturucu konusunda semtte büyük bir temizlik sözünü de aldım MHP li başkan adayından. Birde kadınlar konusunda iş ve eğitim konusunda sürprizleri olduğunu anlattı. CHP li Mustafa Dolu ise “Kimsenin evinin yıkılmayacağını ve buraların kimseye peşkeş çekilmeyeceğinin namus sözünü veriyor”. Dolu, sözlerine Okmeydanı ile ilgili özel yasa çıkaracağız bu konuda hazırlıklıyız. Tam kadro ekibimizde bu konuya hakim vasıfta kişiler var, hep birlikte göreve hazırlanıyoruz. Ayrıca horlanan ve dışlananların sesi olacağız, alan el, veren eli göremeyecek” dedi. Bekleyelim görelim diyorum iyi şeyler vaad ediyorlar, bizlerde iyi işler yapsınlar istiyoruz. Adımıza önemli kararlar veriyor, imzalar atıyorlar, bizler onlara oy veriyoruz, çalışmalarını takip edeceğiz tabii, oy verdik bitti değil, oy verdik, hani ne oldu demek için buradayız. Günü geldiğinde bu sözlerini hatırlatacağız tabii, unutkan bir milletin, unutkan olmayan bir ferdi olarak ben buradayım… İlknur bektaş 21.02.09

Hiç yorum yok: