1 Temmuz 2010 Perşembe

Gerçek Aşk Varmış Gördüm

Günümüzde aşkın geldiği nokta, paranın yaratıcı gücüyle boy gösteriyor. Aşkın büyüklüğü, sevgiliye özel bir günde pahalı hediyeler almakla gösteriliyor. Kim kontür, kimi çiçek, kimi villa, kimi araba alıyor. Bunun maddi karşılığının alt ve üst sınırları yok tabii. Aşkınıza biçtiğiniz değerle eş… Aşkın büyüklük ölçü birimi çevrenin desteği ile de değeri değişkenlik gösteriyor. Çevrenin ailenin onayladığı aday paha biçilemezken, beğenilmeyen aday ağzıyla kuş tutsa nafile, çünkü o değersiz. Beğeni kıstaslarından sınıfta kaldı... Birde sevgi denen bir değer biçimi var. İşte bunu ölçerken ne para, nede toplumsal göstergeler konuya dahil olabiliyor. Hatta o zaman aşkla ilgili kararlarlarınızda kendinizin bile sözünüz geçmez çünkü yürek hâkimdir kararlarınıza ve size. İşte bende böyle bir kadın tanıdım. Bir aşka, bir söze, bir ömrü vakfetmiş. Kendi kararlarını vermiş ve asla kimse onu vazgeçirememiş. Günümüzde hala yaşayan bir Mecnunu pardon bir Leyla’yı sizlerle tanıştırmak istiyorum. Kendisine bir yüzük verip seni seviyorum beni bekle diyen sevgilisini, bir ömür bekledi. Hiç evlenmeyen Flora Behar ihtiyarlar yurdunda yaşıyor. Aşkına ve verdiği söze karşılık bir ömür bekleyen güzel kadın şimdi tam 85 yaşında. Artık geri gelmesin onu affedemem diyor. Şişhane, Tünel, Taksim meydanının saygın ve ihtişamlı dönemlerimden övgü ve hasretle bahsediyor. Flora, 1940 ve 50’ler de yüksek kaldırımlarda otururken Mordo ile komşudurlar. Flora ile bir nalbur olan Mordo birbirlerini beğenir ve aşık olurlar. Hayatını bir aşka feda eden kadın bize aşkını söyle anlattı. Öyle buluşmak ve görüşmenin pek kolay olmadığı o yıllarda bir fırsat yaratıp Sıra Selviler’de buluşmuşlar. Mordo, ona bir alyans verir. Kendisini çok sevdiğini, evlenmek istediğini onu beklemesini söyler. Flora aşkına onu ölene dek bile bekleyeceğini söyler. Sevinçten uçan genç kadın onun geleceğini söylediği günün hazırlıklarına başlar. Sevdiği adam gelecek, ailesi ile tanışacak, evlenecekti. Bu heyecanlı süreçte onu dört gözle bekler. Ancak günler, aylar, yıllar geçer. Gelen giden olmaz. Arayıp sormak nahoş gelir ona, ne kendisini, ne onu kırmamak için karşısına çıkıp hesap sormayı, neredesin sen demeyi hiç istememiş. Fakat Flora Bir gün Mardo’nun nalbur dükkanının olduğu yere gider, çok uzaktan hareket ettiğini görür. Yaşadığını gördüm ya, bana yeter deyip, bir daha onu uzaktan da olsa görmeye gitmez. Bu arda kardeşleri evlenir, onların çocukları olur, doğanlarda, ölenlerde olur. Ailesinin birçok ferdi yurtdışına göç eder. Flora gitmek istemez. Gitmem, gidemem benim sevdiğim adam burada, ben onunla aynı şehirde olmalıyım der. Genç ve çok güzel bir kadın olan Flora bu arada gelen tüm evlenme tekliflerini reddeder. Söz verdiği gibi onu bekler, hem de bir ömür boyu. Şimdi gelse de artık olmaz, istemem diyor. , Florayla röportaj _ şimdi gelse ne yaparsın? _ olmaz istemem! _ Peki ama neden reddettiğin adamın alyansı hala parmağında? Acı acı gülerken bile alyansını kabeyi tavaf eder gibi okşuyordu. Mahcup, gülüyor, anladım ki sevdiği adama ait anılarını kusursuz anımsıyor, saklıyor… *** Gidişinin bir adı yok ey sevgili Gitti nedenini bile söylemeden… *** Ben on yıl önce, Komşum, kuaför arkadaşım Çetin sayesinde tanımıştım Florayı, onunla Zeki Müren den “seni görmem imkânsız’ ı ” dinlemiş, karşılıklı aşkı konuşmuş, hikayesini dinlemiş, ağlaşmıştık. Ben onun aşkından çok etkilenmiş, ona itafen birçok şiir ve öykü yazmıştım. Bu gün onu ziyarete ihtiyarlar yurduna gittik. Ona yazdığım şiirlerimi okudum, çok memnun oldu ve beğendi. Derken vedalaşma zamanı geldi, izin istedik. Bizi dışarı kadar uğurladı. Artık ayakta duramıyor ama hala direniyordu. Ben tam kapıdan çıkıyordum, seslendi, döndüm gözleri buğulu, ağladı ağlayacak, titriyordu, bastonuna tutunarak dikkatlice yüzüme baktı __ sence hala güzel miyim ? __ flora sen çok güzelsin, eğer seni görürse inan çok beğenir, merak etme Dışarı çıktık, başka söylenecek çok şey var boğazıma düğümlenen ama sadece hoşça kal diyebildim… *** Sizler, deliler gibi büyük alışveriş merkezlerinde veya internette sevginize gösterge (hediye) arayacağınıza, kendinize böyle gerçek bir seven bulun derim. Eğer varsa sakın elini bırakmayın ve kıymetini bilin… Sevgilerimle… İlknur Bektaş

Hiç yorum yok: