Haber
Ekranlardan fışkıran reklamlar sizi sürekli güzelleşmeye çağırıyor. İyi de her şey hayalinizdeki kadar güzel mi bakalım.
Sahte ürünler başımıza dert açıyor!
Ekranlardan fışkıran reklamlar sizi sürekli güzelleşmeye çağırıyor. İyi de her şey hayalinizdeki kadar güzel mi bakalım.
Biraz daha güzelleşmek uğruna az parayla da olsa bir şeyler yapmak isteyen kadınları büyük tehlike bekliyor. Güzelleşelim derken, eldeki güzelliği kaybetme tehlikesi de var. Sizi bekleyen tehlikeler, sadece ucuza mal edilen kozmetik ürünlerden kaynaklanmıyor. Çok ucuza yapılan güzellik hizmetleri de pahalıya mal olacak türden. Salaş yerlerdeki bilgisiz, belgesiz, saçı ve anatomiyi hiç tanımayan çıraklara ve kalfalara emanet edilen saçlar, başınıza bela oluyor.
Varan 1: Çamaşır suyu kullanılıyor
Güzellik için yapılanların bazılarına inanmak bile zor; saç boyarken, renk açıcı olarak çamaşır suyu kullananların olduğunu öğreniyoruz. Sadece ucuz olduğu için saç rengini açma işleminde oksidan krem yerine çamaşır suyu kullanmak, akıl alacak gibi değil. Saçı tamamen yıpratan ve yenilenme şansı tanımayacak şekilde saçı yakan çamaşır suyu bazı ucuza iş yapan kuaförlerde kullanılıyor. Saçının aldığı hali yeni renginden dolayı fark etmeyen kadınlar çok kısa bir süre sonra saçının yandığını fark ettiğinde iş işten geçmiş oluyor. Saçın kesilmesi veya bakım yapılması bile eski haline dönmesine yetmiyor. Kenar mahallelerde durum daha da içler acısı. İnsan sağlığının hiçe sayıldığı günümüzde bu kadar da olmaz dedirten manzaralar yaşanıyor. Türkiye pazarında ucuz malların kontrolsüz biçimde cirit attığı bir dönemde, kadınlar, ucuz ve kalitesiz boyaların olumsuz etkileri ile uğraşacak. Herkesin kolaylıkla satın alabileceği kalitesiz kozmetik ürünler insan sağlılığını ciddi biçimde tehdit ediyor.
Ucuz ve pratik diye saçını evde kendi boyayan tüketicinin sağlığı daha çok tehlikede. Kullanım tariflerini profesyonellerin bile anlayamadığı dilde yazılmış ürünler, bilinçsiz tüketiciyi zor durumda bırakıyor. Bilmeden aldığı saç boyasının bozuk olup olmadığını anlama şansı olmayan tüketici, ürünü saçına sürdüğü andan itibaren saç derisinde, başta acı verici bir yanma ile karşılaştığında geç de olsa zararlı bir ürün kullandığını anlıyor.
Ürünün kullanılmasından kısa süre sonra ciddi bir yanma, şakaklardan aşağı inen ateş ve ağrının ardından saç dökülmesiyle karşılaşılıyor. Ucuz bulduğu için kalitesi hakkında bilgisi olmadığı malzemeleri kullanan tüketici; cilt hastalıkları, alerjik cilt reaksiyonları ve hatta kanser tehlikesi ile karşı karşıya kalıyor.
Varan 2: Çekingen tüketici olmayın
Kalitesiz ürünlerle ilgili araştırmalar üniversitelerde de araştırma konusu oluyor. Bundan bir yıl kadar önce yapılan bir araştırmanın sonucunda, yaşanabilecek problemlere dikkat çekiliyor. Gazi Üniversitesi Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan Yrd. Doç. Dr. Celalettin R. Çelebi, 29.05.2003 tarihli raporunda konunun önemine değiniyor. Raporda, saç boyalarının kimyasal içerik olarak birbirlerinden önemli bir farkı olamamasına rağmen kişisel kullanım açısından profesyonellik gerektirdiği, bu bilgiden yoksun kişilerin uygulamalarıyla estetik ve tıbbi sorunlar yaşanabileceği belirtiliyor.
İstanbul Kadın Kuaförleri Manikürcüleri Güzellik Uzmanları Odası Genel Sekreteri Engin Ervan, kalitesiz kozmetik ürünlerinden dolayı mağdur olan tüketicilerden çok şikayet aldıklarını belirtiyor. Sağlığa zararlı ürünler kullananları ve üretenleri takip ettiklerini ve gelen şikayetleri titizlikle incelediklerini anlatan Ervan, şikayet etmenin yasal bir hak olduğunu ve bu hakkı kullanmanın gerektiğini hatırlatıyor. Kadınların çoğu şikayet için aradıklarında "Benim saçlarım yandı, ama adımı vermeyin, benim şikayet ettiğim bilinmesin!" diyor. Bunun yanlış bir tavır olduğuna işaret eden Ervan, tüketicinin hakkını aramayı öğrenmesini istiyor.
Kozmetik ürünü kullandıktan sonra meydana gelen kazalarda, önce mağdurların durumunu tespit için cilt hastalıkları servisi olan hastaneye gönderiliyor. Cilt ve saçta görülen tahribatın ölçüsüne göre, zararın telafisi için gerekirse tazminat yoluna kadar gidiliyor. Saçta bir yanık oluştuğunda 'Bilirkişi' rapor hazırlıyor. Mahkemeye gittiğinizde 1.000 lira (bin TL) gibi ağır para cezası alınıyor. Kimyasal yanık olarak değerlendirildiğinde ise "İnsan Hayatına Kasıt" olarak değerlendiriliyor. Bu durumda ağır para ve tazminat davaları açılıyor. Bu tip vakaların yaşandığı henüz sonuçlanmayan iki dava var.
İstanbul Kadın Kuaförleri Manikürcüleri, Güzellik Uzmanları Odası Başkanı Mikail Uğurlu, oldukça iddialı konuşuyor. Bu işi çok ciddi ele aldıklarını anlatan Uğurlu, kuaförlük mesleğinde resmi bir eğitimin şart olmasını istiyor. Her önüne gelenin kolay yoldan para kazanmak için bu tür faaliyetlere girerek insan sağlığını ve estetiğini bozmaya hakkının olmadığını belirtiyor. Mikail Uğurlu, kaliteli bir hizmetin ucuza yapılamayacağının altını çiziyor: "Bu işi belirlediğimiz fiyatların çok altında yapanlar var. Bu kuaförlerin elektriği kaçak, suyu kaçak, elemanları vasıfsız, kalfalık, ustalık bilgisi hiç yok ya da çok yetersiz. Bu işyerlerinde kullanılan sağlıksız, bozuk ürünlerden doğal olarak iyi sonuç bekleyemeyiz."
Varan 3: Kalitesiz ürünler cildi bozuyor
Güzellik hizmetleri pahalı olmasına rağmen, kuralları altüst ederek, akla gelmeyen yöntemlerle ucuza mal edenler oluyor. Bunun bedelini de tüketici, sağlığını ve güzelliğini kaybederek ödüyor. İstanbul Kadın Kuaförleri Manikürcüleri Güzellik Uzmanları Odası Başkan Vekili Nihat Kaynak bavul ticareti gibi yollarla Türkiye'ye boya girişi yapıldığını anlatıyor. Özellikle Azerbaycan, Kazakistan ve Çin'den gelen tarihleri geçmiş, bozuk boyalar bunlar. 300-500 bin liraya alınan malzemeler en fazla 1 milyon civarı fiyatlara satılıyor. Bu ürünleri her yerde bulmak mümkün. Semt pazarlarında, arabaların bagajlarında malzemeciler yardımı ile irili ufaklı kuaförlerde ve pazarlarda satılıyor. Kot boyası da saç boyamada kullanılan ürünlerden biri. Kullanılan kot boyasının rengi saçta açılmıyor, ancak aldığı renk saçı yıpratıyor. Saçın yıpranmasının dışında insan sağlığı büyük risk altına atılıyor. Bundan ayrı olarak taş boyası kullananlar da var.
Bunun dışında kozmetik shoplarda insan sağlığı tehdit ediliyor. Uygun olmayan koşullarda üretilen ve göz sağlığını bozabilen makyaj malzemeleri; farlar, rimeller, kalemler ve kremler gözde ağır tahribat yapıyor. Kızarıklık, yanma, gözde sulanma, akma, arpacık çıkması en fazla karşılaşılan rahatsızlıklardan. Ucuza satılan, bozuk, sağlıksız makyaj malzemeleri üretim aşamasında, dermatolojik, alerjik testlerden geçirilmeden piyasaya sürülüyor.
Sadece makyaj malzemesi, saç boyası değil; jöleler, saç köpükleri ve bakım yağı adı ile ambalajlarda satılan ürünler de dikkat istiyor.
Evde kişisel uygulamaya yönelik kullanım için satılan birçok boya var. Yapılan reklamların hemen hepsinde bu işlemin çok basit olduğu anlatılıyor. Aldatıcı ve yanıltıcı reklamlardan dolayı evde kendi kendine saçını boyayan Raziye Pervane ucuz ve sağlıksız boya mağduru tüketicilerden biri. Raziye Hanım'ın kullandığı boyalardan sonra yüzünde ve gözlerinde ağır yanık ve şişlikler meydana gelmiş.
* Uzman Estetisyen
İLKNUR BEKTAŞ
25 Nisan 2004, Pazar